HUZUR PINARI

”İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli...”
”Kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir...”

www.huzurpinari.com
www.serenityfountain.org

30.9.2006


 RAMAZAN-I ŞERİF
Ramezan geldi dayandı,
camiler nura boyandı.
 
Top atıldı, kandil yandı,
cümlemiz buna inandı.
 
İlk on günü, rahmet boldur,
sonra günahlar af olur. 
 
Bayram gecesi, müminler,
Cehennemden azad olur. 
 
Kardeşim, oruç tut sen de,
namazlarını kıl, hem de! 
 
günahdan sakın her demde,
Çok azab var Cehennemde! 
 
Düşman sana saldırıyor,
oruç zaifletir diyor.  
 
İlmi fenni, o çiğniyor,
hain, hep yalan söylüyor!  
 
Uyan! Gitti ömrün çoku,
oruç tut, anla aç toku!
 
İslam kitaplarını oku,
insanlıktan al bir koku!


(Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye)


ALTIN HALKA

MEKTÛBÂT

Seyyid Abdülhakim efendi, (İslam aleminde, İmam-ı Rabbaninin Mektubatı kadar kıymetli bir kitap daha yazılmamıştır. Allahın kitabından ve Resulullah'ın hadislerinden sonra, İslam kitaplarının en üstünü, en faydalısı, İmam-ı Rabbanin hazretleriin Mektubat kitabıdır. Mektubat'ta bildirilen tesavvufdan, tarikatten ve hakiki mürşidlerden şimdi hiç kalmadı. Bizler, Mektubat'taki ince bilgileri, marifetleri anlayamayız) buyururdu. Halbuki, kendisi, bu bilgilerin mütehassısı idi.

Bir mektubunda buyuruyor ki, (Hilmi! Mektubunuza müteşekkir oldum. Sıhhatinize şükür ettim. Din ve dünyanıza en ziyade yarayan ve dini İslam'da misli telif olmayan Mektubat kitabını okuyup, bazısını anlamak, pek ziyade bir fatl ve ihsanı ilahidir. Hilmi'nin bu ihsana kavuştuğunu öğrenince, Rabbime çok şükür eyledim.)

HER ŞEYİN EN İYİSİ SEVGİLİYE VERİLİR

Muhammed Resulullah, mahbub-i Rabbilalemindir. Yani Allahü tealanın sevgilisidir. Her şeyin en iyisi, sevgiliye verilir.

Seyyid Abdülhakim efendi buyurdu ki: (Her Peygamber, kendi zamanında, kendi mekanında, kendi kavminin hepsinden, her bakımdan üstündür. Muhammed "aleyhisselam" ise, her zamanda, her memlekette, yani dünya yaratıldığı günden, kıyamet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek, bütün varlıkların, her bakımdan en üstünüdür. Hiç kimse, hiçbir bakımdan Onun üstünde değildir. Bu güç birşey değildir. Dilediğini yapan, her istediğini yaratan, Onu böyle yaratmıştır. Hiçbir insanın Onu medh edecek gücü yoktur. Hiçbir insanın, Onu tenkid edecek iktidarı yoktur).

YABANCI DİL ÖĞRENMEK

Batının ilim, fen, teknik ve her sahadaki fenni gelişmelerini almak elbette lazımdır. Zaten İslamiyet bunu emreder. Yabancı dil öğrenmenin lazım olduğunu hadisi şerifler haber vermektedir. Zeyd bin Sabit diyor ki, (Resulullah bana Yahudi dilini öğrenmeği emir eyledi. Öğrendim. Yahudilere gönderilen mektupların çoğunu bana yazdırırdı. Onlardan gelen mektupları bana okuturdu). Bu haber, Tirmizi'de uzun yazılıdır. Zeyd, böylece ibrani ve süryani lügatlarını öğrendi.

Büyük İslam alimi Seyyid Abdülhakim efendi, mükemmel Arabi, Farisi konuştuğu halde, (Yabancı dil bilseydim, bütün dünyaya faydalı olurdum) derdi. Avrupa dillerini bilmediği için esef eder, çok üzülürdü. (İslam dininin üstünlüklerini, rahat ve huzur kaynağı olduğunu ve medeniyete, fende ve ahlakta ilerlemeğe ışık tuttuğunu dünyaya bildirmek için, kısacası, İslamiyet'e ve bütün insanlara hizmet için, yabancı dil öğrenmek muhakkak lazımdır) buyururdu. [Huzur Pınarı Mail Grubu]
İmanda şüphe etmek

Sual
: Mümin kendi imanı hakkında hiç şüphe etmemeli deniyor. Bu şüphe etmek ne demek, bunu vesveseden nasıl ayırt edeceğiz?

CEVAP
Benim imanım var mı yok mu diye şüphe olmaz, imansız ölebilirim diye korkmak lazım, Elhamdülillah imanlıyım demelidir. Ölünceye kadar imanım gitmeyecek diye karar vermeli. İmansız ölebilirim diye korkmak şüphe değildir, iman alametidir.
 
(Bütün dini suallerinizi mehmetali.demirbas@tg.com.tr adresine sorabilirsiniz.)

GÜNÜN SÖZÜ

“Kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir.”