HUZUR PINARI

”İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli...”
”Kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir...”

www.huzurpinari.com
www.serenityfountain.org

17.10.2006


 ZEKAT, ASIRLARDIR ALTIN VE GÜMÜŞ OLARAK VERİLMİŞTİR

(Dürr-ül-müntekâ) kitâbının sâhibi “rahmetullahi teâlâ aleyh”, Sarf bahsi sonunda diyor ki, (Fülûs [ya'nî kâğıd ve bakır paralar], geçer akça olduğu zemân, gümüş para gibidir. Geçmez ise, başka mallar gibidir. Sayısı veyâ ağırlığı belli olan, meselâ bir dirhem ağırlığında fülûs ile mal satın almak câizdir. Bir dirhem ağırlığında fülûs ödemesi lâzım olur. Fülûs, aslında para değildir. Gümüş dirhem parçalarının yerini tutmak için basılmış ma’den parçaları olup, satın almak için kullanılır.)

Kâğıd paraların nisâbları, çarşıda kullanılan en ucuz altın para ile hesâb edilir. Çünki kâğıd paralar, altın karşılığı senedlerdir ve kendi kıymetleri azdır. Altın karşılığı olan i’tibârî kıymetleri hükûmetler tarafından konmuşdur. Her zemân değişmekdedir. Karşılıkları kadar altın liraların kırkda biri veyâ bunun ağırlığı kadar her çeşid altın verilmelidir.

Fakîre altını teslîm etdikden sonra, ona kolaylık olmak için, altınları piyasadaki kıymetine göre ondan satın alıp, ona kâğıd para verilebilir. Nakdeynden, ya’nî altından ve gümüşden başka ticâret eşyâsını böyle satın alıp, kendisinin kullanması mekrûh olduğu (Buhârî)de yazılıdır. Kâğıd olarak verilen zekâtlar sahîh olmaz. Tekrâr vermek lâzımdır. Sonradan fakîr olan, az altın ile devr yaparak kazâ eder. Asrlardan beri müslimânlar, zekâtlarını altın, gümüş olarak vermişdir. Hiçbir din âlimi, fülûs denilen paraların ve borç senedinin zekât olarak verileceğini söylememişdir. Şâfi’îde câiz olmadığı (İkdül-ceyyid)de yazılıdır. [Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye]


MALININ HAYRINI GÖREMEZ

(Zâdül-mukvîn) kitâbında diyor ki:

(Eski âlimler yazmış ki, beş şeyi yapmıyan, beş şeyden mahrûm olur:

1 — Malının zekâtını vermeyen, malının hayrını görmez.

2 — Uşrunu vermeyenin, tarlasında, kazancında bereket kalmaz.

3 — Sadaka vermeyenin, vücûdünde sıhhat kalmaz.

4 — Düâ etmeyen, arzûsuna kavuşamaz.

5 — Nemâz vakti gelince, kılmak istemeyen, son nefesde kelime-i şehâdet getiremez. Nemâz kılmanın birinci vazîfe olduğuna inandığı hâlde, tenbellik ederek kılmıyan fâsıkdır. Sâliha kızın küfvü değildir. Ya’nî o kıza lâyık ve uygun değildir.)

[Huzur Pınarı Mail Grubu]
Alkollü gazozlar

Sual: Bazı kuruluşlar, gazozlarda alkol olduğunu kesin olarak tespit etmiştir. Alkolün damlası da haram olduğuna göre, gazoz içmek haram değil midir?

CEVAP
Son zamanlarda yoğun bir şekilde dünya çapında devletimiz ile diğer Müslüman ülkeler ve Müslümanlar hakkında çeşitli şekilde karalayıcı bir kampanya ve saldırı furyası başlatılmıştır. Gazozlarda alkol var iddiasının aynı anda birkaç ülkede ortaya çıkması tesadüf değildir. Maksatları, ( Bakın Müslümanlar gazoz bile içmiyorlar) yaygarasını yaygınlaştırmak, bu vesile ile (işte Müslümanlık budur, bakın Müslümanlar ne hale gelmiş) dedirtmek. Belki de bazı provokatörler çıkıp, (Alkollü gazozlara hayır) sloganı ile, protestolar yapabilirler. Müslümanlar bu fitneye, Müslümanlığın kötülenmesine alet olmamalıdır.
 
Şarap, rakı gibi alkollü içkilerin damlası da haramdır. Fakat içki olarak değil de, başka sebeplerle bulunan alkoller bu hükme dahil değildir. Birkaç örnek verelim:
 
1- Taze sirkelerde alkol bulunduğu kesin olarak tespit edilmiştir. Ama bu alkollü bir içecek olmayıp sirke olduğu için, içilmesi haram edilmemiştir. Şaraptan yapılan sirkenin fazileti hadis-i şeriflerle de övülmüştür.
 
2- Hamurda, dolayısıyla ekmeklerde de alkol olduğu da bugün kesin olarak tespit edilmiştir. Ama Peygamber efendimiz ekmek yemeyi yasaklamamıştır.
 
3- Portakal ve diğer meyvelerdeki alkol oranı gazozdakilerden az değildir. Bu da kesin olarak tespit edilmiştir. Ama dinimiz, içinde alkol olduğu halde meyve yemeyi, haram kılmamıştır.
 
4- İlaçları ve kokuları ıslah için, içlerine konulan necis mayiler [alkol gibi sıvılar] affedilmiştir. (İslam Ahlakı, Ey Oğul İlmihali kısmı)
 
5- S. Ebediyye'de diyor ki: Şafii'de, necis sıvıyı [mesela alkolü], ilaç ve ıtriyat ıslahı için kullanmak affedilmiştir. (Mezahib-i erbea, El-mafüvat)
 
6- Necis olan sıvı, mesela ispirto, ilaç, koku gibi şeylere [bir menfaat için] karıştırılınca, karışım temiz olur. [Lakin ilaç için olmayanları içmek haramdır.] Bunun için, tentürdiyot ve kolonya, hanefide temizdir. (İslam Ahlakı)
 
[Kolonya içilmez ama, elbiseye dökülünce temizlemeden onunla namaz kılmak caizdir.]
 
7- Necis yağlar sabun yapılınca, şarap sirkeye dönünce temiz olur. Bütün kimyasal değişmeler böyledir. (Redd-ül muhtar, Tahtavi, Menahic-ül-ibad, S. Ebediyye)
 
Gazoz meselesini merhum hocamıza da sormuştum. Hocamız, din âlimi olmanın yanında kimya ilmini de iyi bilen bir kimyagerdi. (Esansı alkolde eritip gazozlara koyuyorlar. İçmek caiz mi?) diye sual etmiştim. Bir kavle göre içmenin caiz olduğunu, ahir zamanda zayıf kaville bile amel etmenin, kuvvetli kavil ile amel etmek gibi sahih olduğunu bildirmişlerdi. İçine esans konan meşrubatların, kolaların hemen hepsinde az da olsa, alkol mevcut olduğu kesindir. Gazoz gibi bu tür meşrubatlarda esansı eritmek için kullanılan bu alkol affedilmiştir; böyle meşrubatları içmek caizdir.
 
(Bütün dini suallerinizi mehmetali.demirbas@dinimizislam.com adresine sorabilirsiniz.)
GÜNÜN SÖZÜ

“Ölümü düşünen para demez, mal demez, Allah der.”